hale özgür kıyıcı

bir ölümün ardından konuşmak zordur. kültürümüz iyiliklerle anmayı öğretti bize. toprağımızdan, kültürümüzden bağımsız, aykırı olmayı kendimize yakıştıramayız.

bazen “ama”lı ve “ancaklı” cümlelere sığınırız. ben de üzülerek anne-babasının üzüntülerini, aynı acıları yirmili yaşların başında evlatlarını kaybetmiş bir anne-babanın korkunç ıstırabını yaşamış bir evlat olma adına söylemek ihtiyacını duyuyorum.

yazının tamamını okumak için tıklayınız.