nasıl can verdi?

11 01 2007

denizleridam2.jpg
deniz gezmiş’in avukatı halit çelenk ‘bir türlü unutamıyorum’ dediği o idam gecesini anlattı.

bugün 87 yaşında olan, 5 yıldır kanser ve astım tedavisi gören, bir dönemin tanığı avukat halit çelenk, ankara bahçelievler”deki evinin kapılarını akşam”a açtı. 68 kuşağının önderleri, deniz gezmiş, yusuf aslan ve hüseyin inan”ın, 6 mayıs 1972 sabahı ankara ulucanlar cezaevi”nin avlusunda darağacına gidişlerine avukat mükerrem erdoğan”la birlikte tanıklık eden çelenk, “idam gecesi anıları” adlı kitabında dahi söz etmediği önemli bir olayı akşam”a anlattı. çelenk”in “bir türlü gözümün önünden gitmiyor” dediği saatler şöyle:

yusuf pencereden izledi
ulucanlar cezaevi”nin avlusunda kurulan darağacı, başgardiyanın odasının penceresinden net bir şekilde görülüyordu. biz cezaevine geldiğimizde deniz bu odaya alınmıştı ve pencerenin tam karşısındaki koltukta oturuyordu. deniz”in biraz sonra can vereceği darağacı, tam karşısında duruyordu. hazırlıklar tamamlandıktan sonra deniz”i darağacına çıkardılar. infaz sürerken, odaya yusuf”u getirdikler. yusuf, pencereden deniz”in son nefesini verişini izledi. yusuf infaz edilirken de, hüseyin”i odaya getirdiler ve o da, yusuf”un infazını saniye saniye gördü. bunu kitabımda bile yazmadım, sadece yusuf aslan”ın, “duydum deniz”in sesini” sözlerine yer verdim. biraz sonra aynı darağacında ölecek birine, arkadaşının infazını seyrettirmekten daha ağır bir işkence olabilir mi?

25 dakika can çekişti
infaz kesinleşince darağacında can vermenin ne kadar süreceğini düşündüm. hukuk fakültesi”nde okuduğumuz “adli tıp” kitabında, asılarak ölümün birkaç dakika içinde gerçekleşeceği yazıyordu. deniz”in infazını unutamıyorum. deniz”in can vermesi tam 25 dakika sürdü. 87 yıllık yaşamda geçirdiğim en kötü zaman dilimi olan o dakikalardaki çaresizliğimi anlatamam. avukat arkadaşım mükerrem erdoğan”la birlikte cezaevi doktoru ile tartışmaya başladık. bunu fark eden cellat yanımıza yaklaştı ve “deniz çok ağır olduğu için ip kopmasın diye çift ilmik kullandım. infaz çift ilmik kullandığım için uzadı” dedi. birkaç dakika içinde sona erecek olan infazın, çift ilmik atılarak 25 dakika sürmesinin adı da, “işkencedir”. cellatın açıklamasından sonra duruma itiraz edince, yusuf ve hüseyin”in infazlarında tek ilmik kullanıldı.

87 yılımın en zor anı
halit çelenk idam gecesini “87 yıllık yaşamda geçirdiğim en kötü zaman dilimi olan o dakikalardaki çaresizliğimi sizlere anlatamam” sözleriyle ifade etti. çelenk idamın üzerinden 35 yıl geçmesine karşın o geceyi dair her şeyi çok net hatırlıyor.

mahkeme başkanı sigara içti
denizlerin idamı sırasında gözümün önünden gitmeyen bir başka sahne ise, idam cezasını veren mahkemenin başkanı ali elverdi”nin, bir ağaca dayanarak sigara içmesidir. deniz, yusuf ve hüseyin darağacına doğru yürürlerken elverdi, sigarasını tüttürüp havaya üflüyordu. ben bu davranışı da, bir işkence olarak tanımlıyorum. çünkü o sigara acı değil, bir keyif sigarasıydı.

deniz”in ayakları masaya değdi
deniz, sehpaya çıkarıldıktan sonra ayaklarının altındaki tabureyi kendisi tekmeledi. tabure masanın üzerinde bir süre döndükten sonra düştü. ancak deniz boşlukta asılı kalmadı. çünkü boyu uzun olduğu için ayakları masaya değiyordu. bu durumu gören savcı yardımcısı veysi sami, cellatı uyararak, “masayı çek, masayı çek” diye bağırdı. bu süre içinde deniz”in bilinci büyük bir ihtimalle yerindeydi. darağacındaki kişinin o saniyelerde neler yaşadığını düşünebiliyor musunuz? deniz”in boyunun uzun olduğunu bile bile, ayaklarının değeceği bir masa konulması, “işkence”den başka hangi sözle açıklanabilir?

akşam gazetesi 2007-01-11

Reklamlar

İşlemler

Information

36 responses

20 11 2007
dilek gökçe

o abilerim -ki ülkem insanını uyandırmış- onlar şehittir. arkadaşlar, şehitler nasıl ölebilir? eminim ki onlar son nefeslerinde bile ülkelerinin adını sayıklamış ve bunun dışında hiçbir şey hissetmemişlerdir…

21 11 2007
tugce

bu bir ayıptır… yani türk tarihine geçen bir lekedir.

21 11 2007
çağdaş

tek yol devrim! bunların hesabını faşistlere soracağız, aynı zamanda emperyalistlere…

22 11 2007
barış yalçın

türkiye’nin tarihine geçen kapkara bir lekedir. abilerimiz asılırken keyif sigarası içen, ölümlerini yoldaşlarına izletenler bugün yataklarında nasıl rahat yatıyorlar, merak ediyorum.

23 11 2007
nuran

biz öyle bir ülke de yaşıyoruz ki canileri kahraman, kahramanları ise cani olarak yargılıyoruz. onlar ki vatanlarının uğruna kelle koltukta savaştılar, sadece daha iyi bir türkiye için o küçücük yüreklerine koskoca bir ülkeyi aldılar, koskoca türkiye ise o 3 insanı içinde yaşatamadı. tek tesellimiz bir daha deniz gezmiş olayları ile karşılaşmamak. mustafa kemal atatürk’ün bize -gençliğe- emanet ettiği türkiyeyi bütün yüreğimizle ileriye götürmek.. bu her gencin boynunun borcudur.

23 11 2007
zafer cem

böyle birşey nasıl yapılabilir ki? insanlar farklı his ve düşüncelere sahip olabilirler. bu konuyu sokak ortalarında savaş meydanı halinde yaşamaya gerek yok. atatürk’ün yurdumuzu çağdaş ve modern bir hale getirmeye uğraştığı dönemlerden 20-30 yıl sonra olan bu olaylar türkiye tarihinin en büyük lekesidir. bu işte emeği geçen (!) herkesi şiddetle kınıyorum!

tek yol devrim!

23 11 2007
daltonlar_76

bu devlete ve insanlığa yapılmış en büyük lekedir.

23 11 2007
özge

bu devler ki mahkemede namluların baskısı altında dahi ölüme gideceklerini bildikleri halde hâlâ düşüncelerini devrimciliğin tutkusuyla dile getirme çabası içinde olmuşlardır. mustafa kemal’in bağımsızlıkla kazandırdığı bu vatanı bağımsızlığını devam ettirmek ıçin canlarını göz kırpmadan feda eden yüce insanlarını yıne bu vatanda yaşayan başkalarının öldürmesi ne demektir? bunun hesabı sorulacaktır. biyolojik ölümler sadece sayı azaltır. o azaltılan sayının yerine onun yolunda bu yapılanın verdiği ateşle daha hırsla yürüyecek insan tükenmez çoğalır. unutmuş muydunuz?.

24 11 2007
burhancan

ülkesi için herkes şehittir. nitekim abilerimiz de vatan yolunda ölmüştür. bir an bile aklımdan çıkmıyorsun deniz abi. sert bakışların ve bakışların içindeki masumluk… benim her zaman idolüm oldun. senin yolundayım… sizleri de unutmuyorum hüseyin ve yusuf.
yaşasın tam bağımsız ve gerçekten demokratik türkiye
kahrolsun amerikan emperyalizmi

24 11 2007
şahin

68 kuşağının en önemli önderleri, sizi hiç bi zaman unutmayacağız. siz her zaman bizim gönlümüzde yaşayacaksınız. kahrolsun faşizm, tek yol devrim….

25 11 2007
ezgi

ülkemizde bunun gibi birçok olayı biliyoruz ama kimse hiçbirşey yapamıyor. onlar sadece ülkelerini amerikan emperyalizminden korumaya çalıştılar ama vatan haini olarak nitelendirildiler. öleceklerini bile bile bu yolda yürüdüler. şimdiki gençliğe bakıyorum da herkes ben merkezci, herkes kendi dünyasında. ülkenin gidişatı kimsenin umrunda değil. bence asıl yapılması gereken şimdi yapılmalı. abilerimiz o günlerde geleceğimizi bize söylemişler. bunu görüp artık duyarlı olma zamanı. vakit devrim vakti…

26 11 2007
dilan

işte bu kadar utanç verici bir sahneyle karşı karşıyayız… günümüzde hırsızlar katiller ellerini kollarını sallayarak aramızda dolasırken onlar sadece bağımsızlığımız için uğraştıklarndan idam sehpasına götürüldüler. yaptıkları hiçbir şey onların da dedikleri gibi anayasal düzene aykırı değildi. onların tek suçu düşüncelerini korkusuzca ifade etmeleriydi, sonlarının bu olduğunu bile bile… şimdi onların asılmasına karar veren ve destekleyen şerefsizlere sesleniyorum: siz bir deniz, bir yusuf, bir hüseyin’i darağacına götürdünüz ama biz bin deniz, bin yusuf, bin hüseyin olarak karşınızdayız.

26 11 2007
kaan

ben pek tanımam deniz’i, yusuf’u hüseyin’i… fakat şunu söylemek isterim ki yazık olmuş. hani bence daha farklı cezalar uygulanabilirdi. hiç bir şey insan hayatından önemli değildir. suçu ve cezası her ne olursa olsun…

27 11 2007
cem

masum yere katledilen bu halk kahramanlarını özlem ve hasret içerisinde anıyorum. onların tek suçu emperyalizme boyun eğmemekti. türk tarihine bu kara lekeyi vuranlar hesap vereceklerdir. yaşasın devrim!

28 11 2007
yorum

kahrolsun faşizm! yaşasın hüseyinler denizler yusuflar… böyle bir ülkede demokrasi beklemek sonu olmayan bir yola girmeye benzer…

28 11 2007
emrah sunal

inandığı değerler uğruna mücadele edip korkusuzca ölüme gidenler kahraman olur, tıpkı denizler, mahirler gibi… onların tek isteği tam bağımsız ve gerçekten demokratik türkiye’ydi. bu ideal uğruna genç yaşta canlarını verdiler. bu ideali gerçeklestirmenin tek yolu devrim.

29 11 2007
bedirhan

denizler bir kere şerefi ile ölürken siz onları asanlar şerefsizliğinizle hergün öleceksiniz.

2 12 2007
alper

amerikan emperyalizmine boyun eğmeyen insanları hain gösterenler nasıl rahat uyurlar? bunun hesabını kimse sormazsa tarih sorar. siz deniz, yusuf, hüseyin’e hain diyebilirsiniz ama sizin söylediğinizin tarih açısından hiçbir önemi yoktur. tarih doğruları gösterecektir. tek yol devrim

3 12 2007
devrimci

tek söyleyeceğim gençlere yazık olmuş. onların tek suçu o pislik amerikanları ülkemizden arındırmaktı ama izin vermediler. zaten bu da ancak türkiye’de olur. türkiye’nin şu anki durumunu görseler kardeşlerimiz denizlerin kemikleri sızlar. eğer onlar şu an ülkenin başında olsalardı bunlar olmazdı. yeni nesil gençler bunu yapmıyor, ülkeyi savunmuyor ama onlara kızmamalı, çünkü onlar susturuldular. türkiye’nin gelişmemesine şaşmamalı. siz amerikanlar, burnunuzu sokmaya devam edin…

4 12 2007
arzu aydın

yüreğim yanıyor, içim acıyor. söylecek çok şey var fakat abilerimin dediği gibi hem vakit yok hem de sırası değil… erdemleri rehberimiz, anıları yolumuza ışık olsun…

6 12 2007
burak can

bu insanların idamı için karar verenler ilk önce darağacına kendileri çıkmalıdır… zulmün adı idam değildir… bu insanlara yapılan zulüm dileriz ki onlara da yapılsın… hak er geç yerini bulur. bu ülkede vatan hainleri elini kolunu sallayarak geze dursunlar ama bilsinler ki vatan sahipsız değildir. bu vatan bizimdir, bizim kalacak…

simurg’un notu: devrimcilerin adaleti gericilerin adaletinden farklıdır. devrimciler, kendilerine ne yapılırsa yapılsın, zalimlere onların yöntemleriyle karşılık vermezler; kimseye eziyet etmez, zulümde bulunmazlar.

8 12 2007
deniz

bu acı verici bir durumun, deniz gezmiş’in asılmasının bedelinin hesabı mutlaka bir gün sorulacak. elbette o mektubundaki-yazısındaki çok anlamlı sözler. bir çocuğumuz olursa adı deniz olmalı. alevi halkı, deniz adı ancak sol görüşlü insanlara verilmeli. devrimciliğe sahip çıkalım. ne zorluklarla devrimciliği duyurduk. o yüzden sahip çıkalım.

8 12 2007
yusuf

insanlar düşüncelerini dile getirdikleri zaman işte böyle cezalandırılıyorlar. işte bu türkiye’nin ayıbıdır. biz de düşüncelerimizi savunalım, bizim de sonumuz böyle olsun, çünkü onlar bizim özgürlüğümüz için can verdiler. deniz gezmiş ve yakın arkadaşlarını saygıyla anıyorum.

8 12 2007
yekta

deniz, yusuf, hüseyin, mahir ve diğerlerini asla unutmayacağım. gün gelecek bunların bir bir hesabı sorulacak. herkes gibi onların da yaşama hakkı vardı ama fasistler o hakkı ellerinden aldılar. ben de onlarınki gibi ölüm istiyorum, yani belli bir amaç için mücadele edip o amaç uğruna can vermek istiyorum. üç fidan şu an aramızda yoklar ama bu topraklarda nice üç fidan var. kimse bizi susturamaz. “kahrolsun faşizm! kahrolsun emperyalizm! yaşasın tam bağımsız türkiye! yaşasın türk ve kürt halklarının kardeşliği! yaşasın işçiler, köylüler!” deniz gezmiş’in son sözleridir; hepsine katılıyorum.

simurg’un notu: bir dava için ölümü göze almak bir şeydir, ölmeyi istemek bir başka şey… “ben de onlarınki gibi ölüm istiyorum, yani belli bir amaç için mücadele edip o amaç uğruna can vermek istiyorum” ifadesi maksadı aşan bir ifade olarak kabul edilmelidir.

8 12 2007
özge

türkiye demokratik bir ülke ama aslında öyle değil. insanlar düsüncelerini açıkça konuşamıyorlar. konuştukları zaman vatan haini deniliyor. özgürlük bundan ibaret değildir. deniz gezmiş ve arkadaşları hüseyin inan, yusuf aslan bunu savundular ve savundukları şey uğrunda ölümü göze aldılar, hem de hiç korkmadan… onlar ve tüm şehitler vatanın gerçek evlatlarıdır. yaşasın deniz gezmiş, yusuf aslan, hüseyin inan!

9 12 2007
heval

onlar varlığını türkiye’nın bağımsızlığına armağan ettıler. onlar anayasaya uydular,uymayanlar onların idamını istedi. hatalarını üç gence ödettıler… düşünmeyen, sorgulamayan bır gençlik istedıler. mutlu olsunlar… bugün sorgulamadan yaşayan bir nesil yetişiyor. asılır mı bu üç heval sorgusuz.

10 12 2007
mor...

gençliğe yazık sadece…

12 12 2007
dev-genç

asıl suçlular suçlarını bu 3 genç yüklediler. bunlar ne bir adam öldürdüler ne de yaraladılar ne de menfatları vardı. tek düşünceleri bu ülkede kürtle türk bir arada yaşamalıydı, herkes bir olmalıydı ama astılar. peki kendilerini milliyetçi olarak adlandıran emperyalistler sosyalist düşünürleri katlettiler, komünist diyerek ve bu ülkenin kahramanı oldular. bu günler deniz gezmiş’i öven, savunanlar suçluyu övmekten yargı karşısındalar, biliyormusunuz ama o canileri kahraman diye övenler hiçbir şey… deniz gezmiş’in dediği gibi “yaşasın türk ve kürt halkının kardeşliği. yaşasın işçi. yaşasın köylü. kahrolsun emperyalizm. hep devrim şart diyoruz ama kimse bir şey yapmıyor. gelin başı olalım. beni(m gibi) düşünenler eklesin…

12 12 2007
tolga1596

siz asan şerefsizler her gün öleceksiniz bu şerefsizliğinizle. yaşasın tam bağımsız türkiye! yaşasın devrim! yaşasın işçi ve köylüler! yaşasın kürt-türk kardeşliği! kahrolsun emperyalizm! sadece bağımsız bir türkiye için savaştılar. sesimizi duyuyorsanız gelin bizi de asın. ne mutlu bize deniz gezmişgilin yolunda gidiyorsak. ölsek bile düşüncelerimiz yaşayacak. bizi kimse ayıramaz. tek yol devrim. elinizden geleni ardınıza koymayın. sevinmesin alçaklar öldüğüne deniz gezmiş’in. bir deniz gitti milyonlarca deniz var. yiğit ölmez kolay kolay. halk savaşçıları deniz, yusuf, hüseyin her zaman kalbimizdesiniz. nur içinde yatın. sizlere layık olmaya calışıyoruz. sizleri asan şerefsizler her gün ölecekler. siz ölmediniz… daha yazmak istiyorum ama yeter bu kadar anlayana yeter. tek yol devrim!

13 12 2007
tolga1596

bağımsız türkiye için var mısınız kardeşler hep beraber… utansın o şerefsizler. yaşasın tam bağımsız türkiye! yaşasın işçiler! tek yol devrim!

14 12 2007
damla

bugün hayatta olmamana sebep olan kişiler dilerim bütün kötülükleri görmüşlerdir.

14 12 2007
ufuk

deniz gezmiş ve arkadaşları belki (kendilerine göre) haklı bir dava için gerçekten inanarak bu yolda öldüler. savundukları bazı görüşlerin kabataslak tüm türk halkının ortak düşüncesini yansıttığını düşünüyorum; örneğin: emperyalizm… evet bu konuda haklılar ama özünde savundukları dava komünizm-materyalizm. bunlar içi çürümüş inançlar ve düşünceler. deniz gezmiş ve arkadaşları bu inanca sahip oldukları için davalarında haksız konuma düşmeye mecburdurlar. yani dişlinin çarkları kırık dökük ve eğri büğrü olunca ölüme kadar yol alınır. inanın şimdi bu kişilerin tek isteği dünyaya tekrar gelip inançlı bir müslüman olmaktır.

simurg’un notu: ölmüş herhangi bir insana karşı yapılabilecek en büyük ayıp, yaşasaydı şöyle ya da böyle olurdu diye kanaat bildirmektir. onların davalarını beğenir ya da beğenmezsiniz; onlar gibi düşünür ya da düşünmezsiniz; saygı duyup duymamak da size kalmıştır. yapamayacağınız ve yapmamanız gereken şey, onları ve yaşamlarını eğip bükmek, onlarla ilgili kurgularda bulunmaktır. onlar, ne idilerse oydular, öyle de öldüler. sonrası için söylenenler ayıptır. “öte taraf” ile iletişiminiz mi var? bu, inandığınız dine uygun bir sav mıdır?

16 12 2007
belvarlı ahmet

kısaca… tek yol devrim!

1 03 2008
mutlu

burada iki şeyı göz önüne almalıyız ama ondan önce emperyalizme bu kadar karşı olan birinin yine abd’nin emriyle darağacına götürülmesi çok ama çok acı bir şey.
şimdi ben bir şey sormak istiyorum: evet, sizlerın deyişinizle komünizmin türk kültürüne ve anlayışına ters olduğunu savunanlara bır sözüm var: bugün ülkemizde okullarımıza, evlerimize, dilimize ve her türlü yozlaşmaya ve sömürmeye yüz tutmuşken bu nasıl anlayış ve kavram biçimidir?
evet ülkemizde belki bu sisteme karşı çıkacak olacaktır, olmalıdır da ama eğer sizler bu kararları özgür ve hür iradenizle vermiyorsanız ya da veriyor gibi görünüyorsanız bunun faturasını türk halkına ödetemezsiniz; ödetmeye hakkınız yok.
evet ben bugun 18 yaşındayım ve ben bunları düşünüyorum ve de yazmaktan çekinmiyorum. ülkemizin gidişine ve yapılan yorum ve konuşmalara bakılırsa bu ülke geçmişinden hiç mi hiç ders almıyor.
şimdi de idam gecesıne ve idam kararının alındığı tbmm’ye ve sıkıyönetım mahkemelerine bakalım. Deniz’in yakalanması sırasında yönetımde olan erim hükümetinin tavrına bakalım. bu hükümet ve chp’liler neden onay oyu verdiler? burada düşünmek lazım.

22 03 2008
fikret

bu kararı veren, idamı onayan yetkililerın acaba “hatırla sevgili”yi ızlerken hiç mi vicdanları sızlamıyor. onlar da umarım yakınlarını kaybederler.

simurg’un notu: intikam, devrimcilerin sözlüğünde bulunmaması gereken bir kavramdır.

22 12 2008
sercan

biz bu yolu onlardan devraldık. er ya da geç hak yerini bulacak ve halkımız sonunda anlayacaktır, kimin haklı kimin haksız olduğunu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s




%d blogcu bunu beğendi: